Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

Xanthi City Guide

28 Haziran 2012 Perşembe

FAŞİZMİ KINIYORUZ (+ D. Bahçeli ziyaretinden fotoğraflar)


Bugün (Çarşamba 27 Haziran 2012) kasabamızı ziyaret eden s. D. Bahçeli'yi protesto eden bir avuç FAŞİŞTLERİ KINIYORUZ.
 Programına uyarak haberli ziyaretini gerçekleştiren TÜRKİYE MİLLİYETÇİ HAREKET PARTİSİ (MHP) başkanı s. Devlet Bahçeli bugün tüm Trakya bölgesini gezdi. Dedeağaç'tan başlayarak, Gümülcine'den devam ederek İskeçe'yede geldi.
 Çeşitli protokol görüşmelerini gerçekleştirirken, ziyaretin haberini alan 5-10 FAŞİŞT GENÇ, kafileyi yakın takip etti ve s. Bahçeli'yi, eşini, kafilenin üyelerini, Batı Trakya'da yaşayan Türk Müslümanlarını ve TÜRKİYE'yi aşağılayıcı şekilde küfürlerle tehditler yağdırdılar.
 Bir ara, gün ortası, ΞΑΝΘΙΠΠΗ (KSANTİPİ) restoranındayken kafile, aşağılık herifler mahallemizin ortasından koşarak, ellerinde sopalar ve bayraklar tutarak, yukarıya KSANTİPİ'ye doğru geçtiler. Verilen ziyafetin sürdüğü dakikalarca, FAŞİŞTLER ''şöşa''da trafiği kapatıp başkana ve yanındakilerine küfür etmeğe devam ettiler. Ziyafet sona erince, kafile İskeçe Türk Birliği lokaline ve İskeçe halkı tarafından seçilmiş Müftünün makamına yol almışken, ŞEREFSİZLER yine mahellemizin ortasından geçip, bu sefer aşağıya doğru, pankartları sopaları ve bayrakları tehdit eder şekilde sallayarak, sakinlerimize çeşitli tehdit sloganları attılar.











 Tam o sırada evine yönelik mahalemizin sakinlerinden biri ve eşi ile rastgeldiler. Yolu kapatmışlar ve arabanın geçmesini engelliyorlardı. Kişinin eşinin başında eşarp görünce, adeta çılgına dönüştüler ve zorbalıklara başladılar. Gurubu sakince takip eden 2-3 polis memurunun müdahalesi ile arkadaşımız yoluna devam etti. Sinir içinde görülen komşumuzu geçirdiği zor anların halinden ona geçmiş olsun diliyoruz.

26 Haziran 2012 Salı

Aile sofrasının önemi


Ailenizle ne sıklıkta yemek yediğinizi düşünün ve bu sayıyı mümkün olduğunca çoğaltın. Çünkü birlikte yemek yiyen aile bireylerinin ruh sağlığı problemleri daha az.



Psikiyatrist Doç. Dr. Sefa Saygılı, ailelerin sofrada buluşmasının önemini belirterek, birlikte yemek yiyen aile bireylerinde ruh sağlığı problemlerinin daha az olduğunu belirterek ayak üstü atıştırmak yerine aile bireylerinin bir arada yemek yemesinin tercih edilmesini önerdi.
Doç. Dr. Sefa Saygılı, Aylık olarak yaynlanan [Linkleri görmek için üye olun] halen bayilerde satılan ocak 2007 tarihli 73. sayısında yayınlanan "Sofraya Davet" başlıklı makalesinde, günümüzün yaygın adetlerinden birinin de yemeklerin tek başına yenmesi veya 'tastfood' (hızlı yemek) tarzı, yani ayakta atıştırmak olduğuna dikkat çekerek, "Halbuki, yemeğin başka fonksiyonları vardır. Birbirini seven kişilerin, özellikle ailelerin, Rabbimİzin ikram ettiği nimetleri bir arada sohbet ederek, neşe ve muhabbet içinde yemeleri; aile birliği ve ruh sağlığının korunması açısından vazgeçilmez derecede önemlidir" uyarısında bulundu.

Sofra başına ailece oturmak, kişileri
birbirine bağlar,evde sıcak ve sevgi
dolu bir ortam oluşmasına yardım eder.
"Çünkü yemekte bir araya gelmeyen, gelseler bile hiçbir şey konuşmayan bir aile; bütünleşme, yemek zamanını canlı duygular ve manalarla zenginleştirme gücünü kaybeder. Bu donmuş bîr yiyeceği yemeğe çalışmak gibi bir şeydir; tatsız, tuzsuz ve tatminsizdir" diyen saygılı, makalesini şu şekilde sürdürdü: "Yemekte bir araya gelmiş ailenin sevgi ve emek harcanarak hazırlanan bir yemeği, neşeyle paylaşılmasından o kadar çok şey kazanılır ki... Sofra başına ailece oturmak, kişileri birbirine bağlar, evde sıcak ve sevgi dolu bir ortam hazırlamaya yardım eder. Bütün bunlar, aile fertlerinin mutluluğunu artırır.
Ailece sevdiğimiz yemekler, bizi bütünleştirir ve fiziki, hissi ve ruhi bakımdan güçlendirir. Sofra başında tatlı sohbetler yapmak, aile fertlerinin birbirlerini dinlemesi, özellikle çocukların da söz sahibi olması.
Bütün bu aile efradıyla; eş, çocuk, kardeş, ana, babamızla ve evde diğer bulunanlarla yemek vakti gelince topluca sofraya oturmamız veya dostlarımızla, sevdiklerimizle beraber olmamız, Peygamber Efendimizin ümmetine tavsiyelerinden biridir"
BİRLİKTE YEMEK KALPLERİ BİRLEŞTİRİR
Saygılı, "Gerçekten birlikte yenilen yemeklerde kalpler birleşir, anılan gıdaların bereketi artar. Kişiler daha müsamahalı, telkine, anlaşmaya ve işbirliğine yatkın haldedir. Modern dünyada iş görüşmelerinin ve kritik anlaşmaların hep yemekli toplantılarda yapılması boşuna değildir." saptamasında bulunurken, şu noktaya a dikkat çekmeyi ihmal etmedi: "Yalnız, sofra başında sadece yemek yenmeli ve sohbet edilmeli; televizyon seyretmek, gazete okumak gibi başka iş yapılmamalıdır. Yine, çocukların yaramazlıkları veya hataları konuşulmamalı, hoş şeylerden bahsedilmelidir"
PEYGAMBERİMİZ DE TOPLU YEMEĞİ İŞARET EDİYOR
Saygılı makalesinde, "Peygamberimizin "Yemeklerinizi toplu olarak yiyiniz, bereket topluluktadır" ve "Allah'ın en çok sevdiği yemek, çevresinde ellerin fazlaca bulunduğu sofra ve yemektir" sözleri, bu açıdan oldukça enteresandır. Üstelik koşuşturma ve karmaşanın arttığı günümüz dünyasında, daha da önem kazanan bir tavsiyedir" hatırlatmasına yer verdi ve makalesini şu tavsiyelerle bitirdi:
"Halbuki yemek yalnız yendiğinde, kişi doyduğunu yeterince hissedemez, topluluktaki lezzeti alamaz ve adeta yediklerinden tatmin olmaz.
Aileyle birlikte yemenin çocuğa sağlayacağı önemli bir fayda da, büyüklerle birlikte sebze ağırlıklı, değişik gıdalara ve sağlıklı beslenmeye alışkanlık kazanmasıdır.
Birlikte yemek yiyen ailelere mensup çocuk ve ergenlerde ruh sağlığı problemlerine daha seyrek rastlandığı, bu çocukların kendine güvenlerinin daha fazla olduğu bir gerçektir. Çünkü, ailece sofraya oturmak, ruh sağlığını koruyan, birleştirici ve aile hayatı İçin düzenleyici bir mekanizmadır. Bu fırsatı kaçırmayalım.''

12 Haziran 2012 Salı

12 HAZİRAN Dünyada Çocuk İşçiliğine Karşı Mücadele Günü






Dünyanın kara yüzünü ortaya çıkaran bir gün 12 Haziran. Her bir yönden kaçırılıp veya isteklerine karşı olarak çalışmaya zorlanan çocukların gittikçe çoğaldığını görüyoruz son günlarde. Lütfen bu konuda duyarlı olalım. Onlarında OKUMAYA hakları var. Onlarında tatile hakları var. Kendimizi düşünmeden önce çocuklarımızın isteklerini öne koyalım. Onlara istemediklerini uygulamayalım.

7 Haziran 2012 Perşembe

BURSA DAN 17 HAZİRAN SEÇİMLERİNE ÜCRETSİZ OTOBÜS


17 HAZİRAN 2012 Seçimleri İle İlgili Duyuru

Yunanistan'da yapılacak olan erken Genel Seçimler dolayısıyla Şubemiz tarafından seçimlere katılmak isteyen hemşehrilerimize yönelik ücretsiz otobüs kaldırılacaktır.

Otobüslerle ilgili kayıtlar başlamış bulunmaktadır. Aşağıdaki dernek telefonlarımızdan otobüs saatleri ve detaylar hakkında bilgi alabilirsiniz.


Batı Trakya Türkleri Dayanışma Derneği Bursa Şubesi

Telefon : 251 17 14 -- GSM: 0553 307 66 78

4 Haziran 2012 Pazartesi

VEFAT HABERİ VE BAŞSAĞLIĞI

 Daha bir acı haber paylaşmak zorundayız sizinle.
 Bu geçtiğimiz Salı günü Fedli abimizi uğurladık. 73 yaşlarında mahallenin eski sakinlerinden ve çok sevilen bir komşumuz.
 İlk önce akrabalarından özür dilemeyi borç görüyoruz ve aflarına sığınıyoruz. İş nedenininden hem cenazede bulunamadık hem haberi burada paylaşamadık hem kendilerine baş sağlığı dileyebildik.
 Bundan dolayı, öncelikle can arkadaşlarımız olarak tanıdığımız İslâm abimiz ve kardeşi Ayşe'den sonralıkta rahmetlinin eşi Aytenablamızdan özür dileriz BAŞINIZ SAĞ OLSUN dileriz. ALLAH Fedli abimizin mekânını cennet yerlerinden eyler, inşallah. Diğer akrabalarınada sabırlar dileriz.

3 Haziran 2012 Pazar

ASLA BİR KOMŞUNUZ İÇİN BİR YABANCIYA BİLGİ VERMEYİN

Son zamanlarda ortaya çıkan haberlerden sonra sizi uyarmamız gerektiğini hissediyoruz. Balkan köylerinde ve yavaş yavaş İskeçe'mize yaklaşan ve çoğalan hırsızlık olayları artık endişe etmemize ve hazırlıklı olmamıza gerek duyduğumuzu anlamıştır herkes. Bu hırsızlıkları kimlerin gerçekleştirdiğini bilmesek te, Bulgaristan sınır kapısı açıldığından bu yana ne kadar arttıklarını herkes farketmiştir. Bir yandan gelen Bulgarlara yakınlık göstermemizin bedelini ödüyor olduğumuza daha çok inanmaya başladık. Aldığımız bilgilere göre, gelen Bulgarlar köy veya mahalle sakinleri ile arkadaşlık kuruyor ve samimiyetliğini kazandıktan sonra başka komşuları için (genelde yalnız yaşıyan ihtiyarlar için) bilgi alıp, onları plan kurarak değerlendiriyormuş. Bu olayların önüne geçilmesi için, bizim önerimiz, ASLA BİR KOMŞUNUZ İÇİN BİR YABANCIYA BİLGİ VERMEYİN, olacak. Lütfen bu konuda biraz duyarlı olalım. Kendi bir yakınımızın başına daha gelmediyse, gelmemesi için, DİİKATLİ olalım, kimlere neler açıkladığımızı bilelim. Arkadaşlık veya misafirperverlik duygularımızı zedelemeden, sadece kuşkulandığınız kişilerle neler paylaştığınıza dikkat etmenize rica ederiz.

1 Haziran 2012 Cuma

1 Haziran, Dünya Çocuk Günü


Bugün bazı ülkelerde 1925 yılından bu yana Dünya Çocuk Günü olarak kutlanmaktadır.

Dünya Çocuk Günü, farklı ülkelerde farklı tarihlerde kutlanan gün.
Uluslararası Çocuk Günü fikri, 1925 yılında Cenevre’de yapılan Çocukların Refahı için Dünya Konferansı'ndan sonra doğmuştur. 54 ülke katılımıyla gerçekleşen Konferans’ta Çocukların Korunmasına Dair Cenevre Bildirgesikabul edilmiştir.
Dünya Çocuk Günü çocuklar arasında ortak duygular oluşmasını, ulusların barış içinde yaşama özlemlerinin pekişmesini amaçlar.
Bildirge esas olarak yoksulluk, çocuk işçiliği, eğitim gibi dünya çocuklarının refahını ilgilendiren konulara odaklaşmaktadır. Konferanstan sonra pek çok ülke, çocukların sorunlarına ilişkin olarak kamuoyunun dikkatini çekmek, çocuklara mutluluk getirmek ve çocuk konusunda teşvik etmek üzere bir günü Çocuk günü olarak belirlemiştir.
1 Haziran tarihi, 21 ülkede olmak üzere, en yaygın Çocuk Günü’dür. Türkiye’de 23 Nisan’ın yanı sıra, her Ekim ayının ilk Pazartesi günü Dünya Çocuk Günü olarak kutlanmakta ayrıca 20 Kasım tarihinde ise Çocuk Hakları günü olarak kutlanmaktadır.
(kaynak wikipedi)

10 Nisan 2012 Salı

İskeçe Türk Birliği kongresi yapıldı


İskeçe Türk Birliği’nin yıllık olağan kongresi 8 Nisan Pazar günü gerçekleşti. Kongre’de divan başkanlığına İskeçe eski bağımsız milletvekili Ahmet Faikoğlu seçilirken yazmanlığa da Mustafa Surçoğlu ve Şerife Mustafaoğlu getirildi.

Kongrede yapılan konuşmalarda İskeçe Türk Birliği’nin 29 yıldır devam eden hukuk sürecine vurgu yapıldı. Konuşmacılar İTB’nin yürüttüğü hukuk ve demokrasi mücadelesinin önemine değinerek, bu mücadeleyi desteklemeye devam edeceklerini belirttiler. 8 Nisan Pazar günü yapılan kongrede İskeçe Türk Birliği çatısı altında faaliyet gösteren kursların İskeçe bölgesindeki kültür yaşamına olan katkısı dile getirildi ve sözkonusu kursların ihtiyaçlara göre yeniden yapılandırılması gerekliliği dile getirildi.

Yapılan konuşmalardan sonra eski yönetim aklanarak adayların belirlenmesine geçildi. Bu yılki seçimlerde Yönetim Kuruluna 9, Denetim Kuruluna 6 kişi aday oldu. Kongrede 387 üye oy kullandı. İskeçe Türk Birliği kongresinde Yönetim ve Denetim Kuruluna aday olanlar ve aldıkları oylar şu şekilde oluştu:

Yönetim Kurulu Adayları:
1- Ahmet KARA – 317 oy
2- İbrahim İBRAHİMKO – 219 oy
3- Leyla SALİHOĞLU – 216 oy
4- Ramadan GALİP – 212 oy
5- Ali FERHAT – 207 oy
6- Huseyin MEHMET USTA – 189 oy
7- Serdar HİLMİOĞLU – 183 oy
8- Ekrem RASİM – 159 oy
9- Ferruh CAFEROĞLU – 55 oy

En çok oyu alan ilk 7 kişi yönetim kuruluna seçildi.

Denetim Kurulu Adayları:
1- Bülent HACI SALİH – 227 oy
2- Ali SALİHOĞLU – 214 oy
3- Nurdan EMİNOĞLU – 138 oy
4- Mustafa HACIOĞLU – 93 oy
5- Saffet İNCE – 71 oy
6- Ekrem BALTACI – 31 oy

En çok oyu alan ilk 3 kişi denetim kuruluna seçildi.

İskeçe Türk Birliği yönetim ve denetim kuruluna seçilen üyeler arasında görev dağılımının önümüzdeki günlerde yapılacağı bildirildi.
Ekleyen: Ozan Ahmetoglu
Kaynak: http://www.gundemgazetesi.com

3 Nisan 2012 Salı

Arenmahalle mezarlıkları 3 aydır susuz.


DUYURU:

 Arenmahalle mezarlıkları 3 aydır susuz.

 Bildiğimiz gibi mahallemizin sakinleri, İskeçe belediyesi ve İskeçe Vakuf Malları Müdürlüğü tarafından mağdur kaldığı eski mezarlık tartışması devam ediyor. Belediye başkanının söylediklerine göre ve Ormaniye Müdürlüğünün gösterdiği gerekli belgeler de kanıtladığı gibi, Yunan hükümetinden atanmış Vakuf müdürü, asırlardan beri bize ait olan eski mezarlık arazisini İskeçe Belediyesinin Su Temini Kurumuna bağışlamıştır. Karşılığında ne verildiğini bilmiyoruz çünkü kendisi ortalığa kendisini savunmaya bile çıkmıyor.
 Bu araziyi elde edindikten sonra Belediye, kazı işlerine başlamıştı. Kazılar sırasında eski ölülere ait kemikler çıkmıştı ortaya. Bu duruma müdahale edenlerden İskeçe seçilmiş Müftüsünü'de dinlemeyen Belediye, işleri sırasında su borularına zarar vererek yeni mezarlığımızı ve mahallemizin bir kısmını 3 AY SUSUZ bırakmış durumundadır.
 Bunun sonucuda, dedelerimizin mezarlarını örten toprakların kurumasıdır. Mütevellilerimizin çağrılarına kulaklarını kapıyan Belediyeyi KINIYORUZ. Yeter artık yapılan bu ayırımcılığa. Yerinde bir Hrıstiyan mezarlığı olsaydı sorunu bir gün içinde çözerlerdi. Bizde aynı haklara sahip olduğumuza inanarak aynı müdahaleyi mecbur duyuyoruz.
 Buradan tüm ilgilenenlere ve sözü geçenlere sesleniyoruz, bu konuda aracılık edin. Mezarlıklarımızın kurumasına, çökmesine ve daha sonra kaybolmasına siz de Yunanlılar gibi göz yummayın. Biz ne kadar sakin ve saygı gösteren bir toplum olduğumuzu ispat etmeye ihtiyacımız yoktur, istediğimiz eşit davranıştır.

Not: Arenmahalle Sakinleri'ne bir çağrıda bulunmak istiyoruz. Bu Pazar günü veya ne zaman işleri yoksa bir saat ayırıp mezarlıklarımızı ziyaret edin. Ziyaret ederken yanınızda bir-iki şişe su getirmeyide ihmal etmeyin. Biraz toprağı tazeleyip üstüne su dökmemiz sadece 10 dakikamızı alır.

1 Nisan 2012 Pazar

1 NİSAN ŞAKASI TARİHÇESİ

İşte size (bilmeyenler için)1 Nisan şakasının tarihçesi:

15. yüzyılın sonlarında, Haçlı ordusu İspanya daki Endülüs  üslümanlarının son kalesini kuşatır. Uzun süren bir kuşatma olmasına rağmen, kış aylarının da etkisiyle, kale korunabilmektedir. Durumun zorluğunu anlayan Haçlı ordusunun komutanı değişik taktikler düşünmektedir.

En sonunda 31 Mart gecesi kalenin önüne giderek bir elinde Kur an bir elinde İncil;  Şu iki kitap üzerine yemin ederim ki, teslim olursanız bu akşam size bir şey yapmayacağım der. Gerekli görüşmelerden sonra canlarının kurtarılması karşılığında Müslümanlar kaleyi teslim ederler.

Ertesi sabah, yani 1 Nisan sabahı, Haçlı ordusu komutanı bütün Müslümanların öldürülmesi için emir verir.

Bunun üzerine Müslümanlar Yemin etmiştiniz, bize söz vermiştiniz... dediklerinde Haçlı ordusu komutanı Benim sözüm size dün akşam içindi, bugün için size bir sözüm yoktur diye cevap verir ve BÜTÜN MÜSLÜMANLAR ORADA ŞEHİT EDİLİR.

İşte o gün bugündür 1 Nisan Hristiyanlar arasında Hile Günü olarak kutlanmaktadır.

Maalesef halkımız arasında da yaygınlaşmış, yüzlerce, binlerce Müslümanın katliam günü olan 1 Nisan lar, bir şaka günü olarak kutlanmaktadır.

Nereden geldiğini bilelim. Bilelim de ona göre kutlayalım... DR. AZMİ KOÇAK...

(Daha fazla kardeşimize ulaştırmak için Lütfen BEĞEN-PAYLAŞ)